HAKAN DİLEK'İN KALEMİNDEN ÜNLÜ FENERBAHÇELİLER

2.BÖLÜM - BİROL PEKEL




Yayınlanış tarihi: 21 Şubat 2004
Yazan: Hakan Dilek
İletişim adresi: hakan_dilek@hotmail.com


Şenol-Birol-Goool!

1960'ların Hayat Mecmuası'nda bir sararmış fotoğraf şimdilerde Şenol-Birol ikilisinin çevirdikleri film kareleri. Malzemeci Necdet Tosun, rol arkadaşları Fatma Girik... Futbolun tükenişini izlerken gözlerimin önünde hiç eskimeyecek sureti Birol Pekel'in. Ben şimdi şunu düşünüyorum; Şenol ne yapmıştır ölüm haberini alınca Birol'un? Soyadı adı olan arkadaşı için ne düşünmüştür şimdi?

Bizim akıp gittiğimiz kadar zamanlar için, içimizden, içimizi aklayan bir su gibi akıp gittiği zamanlar için şöyle şeyler döktürmüştü İslam Çupi; "Fenerbahçe, benim çocukluğumda futbolda tekniği öncelikli mahalle bızdıklarının gözdesiydi. Kadıköy vapur iskelesinden indikten sonra, o tüm zamanların en büyük futbolcusu Lefter'in Ada'dan gelişini beklemek ve onunla birlikte Kadıköy toprağında birkaç adım atmak, hangi futbol hazzı ile değişilebilirdi? Can Bartu ile Birol Pekel'in çocuk halleriyle Bahariye'deki arsa top şeytanlıklarını seyretmek, hangi stat filmi ile değişebilirdi?"

Fenerbahçeli miyim? Hayır değil... Belliydi ki takım değil adam tutuyorum. Sonraları bu takım tutmama durumum iyice su yüzüne çıktı ve diğer takımlardaki "şık" futbolculara olan beğenim renk seçmeksizin onları izlememe neden olmuştu. Geçmişte hangi Fenerli Metin Oktay'a, hangi Galatasaraylı Can Bartu'ya, ya da Yusuf Tunaoğlu'na iç geçirmedi ki... Hatta Can Bartu'nun jübilesinde Metin Oktay on dakika kadar Fener Can da Galatasaray formasıyla oynamıştır.

Lafı uzatıyorum aslında, malum yere gelmemek için... Ağaçların yanmasına ve çocuk ölümlerine alışamadım daha. Bir de "Mahallemin Şık Abileri"nin yitip gitmesine... Geçenlerde 'çok önemli bir gazete'nin 'çok önemli bir mevkii'nde görevli isimlerden biri 'İslam Çupi'yi unutmayalım bu Şubat' dediğimde 'Aabi sen de hep ölüm kalım mevzularını yazıyorsun' demişti çok bilmişlerin edasıyla. Ölülerimizi gönderimize asalım dedim içimden, isimlerini gönderimize asalım... Ve onların hikayelerini hiç unutmayalım. Çünkü bu İstanbul bir kez daha aynı İstanbul olmayacak...

Basketbolcu Birol

1960'larda Quik Parker mürekkeplerinin büyük reklam panosunun bulunduğu kulenin dibinde -Şimdi İnönü Stadı'nın o kısmında 'En Büyük Beşiktaşlı Atatürk' ibareli bir reklam panosu asılı- Beşiktaş-Fenerbahçe maçını izleyenler, Fenerbahçe'ye gitmeleri kesinleşen Şenol-Birol ikilisi için gözyaşı döküyordu. Aynı göz yaşını Metin Oktay Galatasaray'da futbolu bırakırken, Yusuf Tunaoğlu Beşiktaş'tan ayrılırken, en son da Tanju Galatasaray'dan Fenerbahçe'ye geçerken dökmüştü taraftarlar. İnsanın futbolculardan sevgilisiymiş gibi bahsettiği, arkadaşıymış, dostuymuş gibi bahsettiği yılların futbolcusudur Birol Pekel.-İstatistik önemlidir tabi tarihin neresindeyiz neresindeyiz zamanın, saat kaç anlamı ne rakamların sorusunun yanıtıdır istatistik- ama o rakam çukuruna gömülenler yaşam öykülerini es geçerler.- Futbol beşiğine basketbol takımından gelir Pekel. Beylerbeyi'nin iptidai salonunda-bugünkü Polisevi'nin olduğu yer- çemberden top geçirmeye çalışırken bir tesadüf eseri üç direkle buluşacak, Yeşil-Kırmızılı takımında sol iç oynamaya başlayıp devrin Beşiktaşlı yöneticilerinin-ki Baba Hakkı- dikkatini çekecek ve Kartalların 'yumuşak bilekli sol haf'ı olacaktır. O Siyah-Beyaz formayı giydiğinde Türkiye 1. Ligi ilk adımlarını atacak ve Birol Pekel, Şenol Birol ile birlikte ayrılmaz bir ikili olarak anılmaya başlayacak tam Fenerbahçe'ye transfer olduğu 1963 yılına kadar Beşiktaş için 131 maçta forma giyecek, rakip filelere o kendine has stiliyle-gerek ayak içinin mükemmel kafasının pamuk dokunuşuyla- 26 gol atıp milli formayı 6 kez sırtına geçirecek ve tek gol kaydedecekti. Yani rakamların yekûnunda hafif ama Beşiktaş'ın yaşamında ağır bir yer tutacaktı.

'Topçular' transfer dönemlerinde 'kaçırılıyorlar'. Gezintiye çıkarılıyorlar Chevroletlerle... Bu gönüllü gezinti turları bir villada lüks bir otelde sürdürülüyor, imza günü de paket notere doğru yola çıkarılıp flaşlar eşliğinde imzalar atılıyordu. Beşiktaş'ın çok sıkıntılı günlerinde Fenerbahçe devreye girip 100 bin lira gibi astronomik bir transfer ücreti önerince Şenol-Birol'un yelkenleri suya iniyor tabi. -1 trilyona denk düşer mi acaba?- Bu para karşılığında birer kum taşıyıcısı gemi veriliyor genç futbolculara. Fenerbahçe'de güzel bir evde konaklıyorlar. Taa ki Beşiktaş'ın o dönemdeki amigosu Kafa Sebahattin 'o güzel ev'i bulana kadar Giriyorlar Birol'un koluna; "Yapma güzel kardeşim. Biz sizi çok seviyoruz. Sizler sembol isimlersiniz.Yakışmaz size Fenerbahçe forması!' Şimdi Kafa Sebahattin Beşiktaş çarşısında anılarıyla geçiriyor günlerini; "Aah çekerim hala. Şenol'u da Birol ayartmıştı. Ama Baba Hakkı engel olamadı transferlerine. Paraya ihtiyacımız vardı. İstedikleri meblağı veremedik." Baba Hakkı onlar gittikten sonra şöyle demişti; "Şenol-Birol gider Sanlı-Yusuf gelir! Geldiler ve ne güzel hikayeler getirdiler ardından.

Gittiler ve ne güzel hikayeler yazdılar Fenerbahçe'de Hazım-Tuncay, Özcan-Şeref, Özer Ali İhsan-Lefter, Nedim, Şenol, Birol ve Selim'li efsane kadroda...

Şenol-Birol-Gol

Şenol'un soyadı Birol. İkiliyi 'Adı Soyadı Soyadı Adı Olanlar' diye anımsarım hep, dudağımın kenarına oturan gülümseyişle. Şenol Birol-Birol Pekel ikilisi... Tribünlerin adlarına şarkılar yazdığı ikilinin sol iç olanı orta sahadaki virtiözüydü Birol Pekel. –Şenol ise Metin Oktay'ın ünlü 38 gol kaydettiği 1962-63 sezonunda 34 golle ikinci olmuştu. - Şenol-Birol-Gooool! Rivayet bu ya bazıları üçüncü bir adam zannedermiş 'gol'ü... Onları ikiz zanneden de çok. Tamam ikizler ama gol ve futbol ikizi. Tarihen yan yana oynadıkları maçların Beşiktaş için olanlarının çoğunda ortak imzaları var. İlk maçları Vefa ile olmuş ikilinin ve ikisi de birer gol atmışlar 4-1 Kartalların galibiyetiyle biten maçta. Feriköy, Altınordu, Karşıyaka -ikişer yazılmışlar- Beykoz, Adalet maçları yine sık sık sarılmışlar birbirlerine. 1960-61 sezonuna Göztepe, Altınordu, maçları-Bu sezon Birol açısından kısır geçmiş- 1961-62 Ankara D.S.-tek geçmişler bu sezonu-, 1962-63 ise ikili aynı maçta gol atamamışlar. Beşiktaş böyle ikili üçlü kombinasyon isimler tutmuş hep kadrosunda. Dönem dönem oynanan futbola damgasını vuran isimler bunlar, Baba Hakkı-Volici Şeref, Necmi-Varol, Kaya-Münir, Sanlı-Yusuf, Metin-Ali-Feyyaz gibi...

1960'ların Hayat Mecmuası'nda bir sararmış fotoğraf şimdilerde Şenol-Birol ikilisinin çevirdikleri film kareleri. Malzemeci Necdet Tosun, rol arkadaşları Fatma Girik... Futbolun tükenişini izlerken gözlerimin önünde hiç eskimeyecek sureti Birol Pekel'in. Ben şimdi şunu düşünüyorum; Şenol ne yapmıştır ölüm haberini alınca Birol'un? Soyadı adı olan arkadaşı için ne düşünmüştür şimdi?

Senol Birol - Birol Pekel: 2 Ekim 1965

[ İndeks ] [ 1.Bölüm: İslam Çupi ] [ 3.Bölüm: Burhan Sargın ] [ 4.Bölüm: Halit Deringör ] [ 5.Bölüm: Selahattin Torkal ]

[ Fenerbahçe Yayınları ]

Bu sayfalar Alper Duruk tarafından hazırlanmaktadır.

ALPER DURUK'UN SAYFASI | FUTBOL VERI BANKASI | TURK FUTBOLU ARSIVI